Başarıya Giden Yol-2
Programlı çalışın
verimli öğrenin
Anlamakta güçlük çektiğiniz
konu ya da dersleri sabahın erken saatlerine kaydırın. Çalışmaya ne kadar
zaman ayıracağınızı tespit edin. Bunu yaparken dersin önemi, anlaşılırlığı
ve ağırlığını gözönünde bulundurun
Seyfi adında çok sevdiğim bir arkadaşım vardı, zekiydi ve başarılıydı.
Ama aslında çok daha başarılı olabilecek zeka kapasitesine sahipti.
Seyfi'nin gözlemleyebildiğimiz bir hatası vardı. Program yapamamak...
Gerçekten Seyfi'yi çoğu zaman defterlerinin kitaplarının başında bir kağıt
kalemle düşünür görürdüm. "Ne o hayrola?" diye sorduğumda
"Program yapmaya çalışıyorum" derdi. Onun bu çalışma planı çıkartması
saatler alırdı.
Büyük bir ihtimal sizlerde bu kadar olmasa bile zaman zaman benzer bir şekilde
düşünmüşsünüzdür. Kendinize "Acaba şimdi ne yapabilirim?"
sorusunu sorduğunuz olmuştur. Bu soruyu sormak doğaldır ancak bu soruya takılı
kalmak hatadır.
Kararsızlığa dikkat
Çünkü yaptığınız çalışma planı siz böyle bir soru sorduğunuzda bu
soruya hemen cevap verecek kapasitede olmalıdır. Çevrenize göz attığınızda
hemen farkedeceksiniz; başarılı insanlar belli bir plan ve program dahilinde
çalışan disiplinli insanlardır. Bunun aksini düşünmek mümkün değildir.
Hiçbir durum karşısında kararsız kalmayın verilen en kötü karar bile
kararsızlıktan daha iyidir. Bu gerçek, "Şimdi ne yapabilirim?"
sorusunu sorduğunuzda sizleri aydınlatan bir ışık olmalıdır. Kararsızlık
ve ne yapacağını bilememe insanları korkuya, endişeye ve başarısızlığa
iter. Şüphesiz hayatımızın her anı güzellikler ve iyiliklerle dolu değildir.
Mutlak sorunlarımız ve tabi ki sorumluluklarımız vardır.
Ancak hiçbir şey sonunda bize kazanım sunmayan endişelerle dolu dünyada yok
olup gitmemize değmez. Mutlaka her zorluğun bir çıkışı her karanlığın
bir aydınlığı vardır. Geleceğe yönelik tamamen muhtemel kötülük ve
olumsuzlukları düşünmek, bugünümüzü kendi isteğimizle yok etmemiz akıllı
bir davranış değildir.
Endişeye kapılmayın
Endişelenmenin yersizliğini kanıtlamak için en emin yol sizi korkutan endişeye
sevkeden nedenleri ortaya koyup, bunlar üzerinde objektif değerlendirmeler
yapmaktır. Sonuçta endişe kaynağı olan birçok nedenin boş bir vesveseden
ibaret olduğunu farkedersiniz.
Endişe içinde olmak insanın doğru düşünme ve sağlıklı karar verme
yeteneğini köreltir. Endişeden kurtulmada inancın hissedilir bir yeri vardır.
Belli bir iradi güç gösterebilen kişi artık programını yapabilir. Çünkü
hedefi bellidir. İkinci adım belli program çerçevesinde bu hedefe ulaşmak
olmalıdır.
Birçok kişiye program yapmak büyük zaman kaybıymış gibi gelebilir.
Program yapma bahanesiyle oyalanmanın dışında bu kesinlikle yanlış bir düşüncedir.
Programsız çalışma verimsiz olur, verimsiz çalışmanın sonu da başarısızlıktır.
Bu durum beraberinde mutsuzluğu ve organik psikolojik rahatsızlıkları
getirir.
Planlanmış programlanmış hayatta dirlik ve düzen vardır, başarı vardır,
mutluluk vardır. Etkili ve verimli öğrenmenin temelinde de bu yüzden planlı
programlı çalışma yatar.
"Beş N" kuralı diye anılan, neyi, nerede, ne zaman, nasıl, niçin
yapacağını bilen bir insanın başarılı olması kadar doğal hiçbirşey
yoktur. Bu da ancak gerçekçi bir programla mümkündür.
Program yapın
Program yapmak kimileri için gayet basit bir iş gibi görülebilir. Oysa ben
program yapmanın bir sanat olduğuna inanırım. Gerçekten programı yapmak,
yapılan programı uygulanabilir kılmak hiç de yabana atılacak beceri değildir.
Nitekim bir program uygulanabilirliği ölçüsünde değerlidir.
Herhangi bir dersi çalışmak için oturduğunda sadece 15-20 dakikayla yetinen
sonra sıkılıp çalışmayı terkeden birinin saatlerle ifade edilen bir
programı uygulaması mümkün değildir. Aksine kendini motive etmiş, inançlı
kendine güvenen amacına ulaşmak için attığı ufacık adımların kıymetini
bilen gerçek bir mücadele adamı için böylesi bir program yaşanan gerçeğin
ta kendisidir.
İşin aslına bakarsanız, programlı çalışma fazla bir efor gerektirmeyen
çalışmadır. Plansız programsız saatlerce çalışmaya karşılık neyi,
nasıl ve niçin çalışacağını bilen bir kişi öncekinin çok daha azına,
daha verimli çalışmalar yapabilir. Planlı çalışma daha kısa zamanda daha
verimli çalışmayı ifade eder. Bu başarının iki kelimelik açılımıdır.
Ders çalışma planı yaparken belli bazı özellikleri gözönünde
bulundurmalıyız. Birinci nokta, anlamakta güçlük çektiğiniz konu ya da
dersleri daha iyi anlamaya yönelik saatler olarak bilinen sabahın erken
saatlerine kaydırmak... İkinci öncelikli nokta; çalışmaya ne kadar zaman
ayıracağınızdır. Bunda da yine dersin önemi anlaşılırlığı ve ağırlığı
gözönünde bulundurulmalıdır. Üçüncü nokta; dersin nasıl çalışılacağıdır.
Yazarak, özet çıkararak, okuyarak tekrar ederek, soru çözerek, anlamaya yönelik
çalışma, göz gezdirme vs... Tekrar çalışma ve göz gezdirme diğerlerine
göre daha az zaman isteyecektir. Ya da aynı zaman diliminde daha fazla yer çalışılmasına
fırsat verecektir. Ancak yazarak, özet çıkararak ya da anlamaya yönelik çalışma
yöntemleri uzun zaman gerektiren çalışma şekilleridir.
50 dakika ders 10 dakika mola
Şimdi de plan-program nedir ve nasıl yapılır onu öğrenelim...
Programlar günlük, haftalık, aylık, yıllık olarak düzenlenmelidir.
(Ajandanız yoksa hemen şimdi bir ajanda alıp programınızı ajanda üzerinde
yapınız.)
Öncelikle günlük programınızı yapın. Yapılacak programın daha sağlıklı
ve uygulanabilir olması için kendinizi bir hafta kadar gözlemleyerek çalışmaya
ayırabilecek boş ya da daha iyi değerlendirilebilecek yarı boş vaktinizi
tespit edin. Günlük çalışma, genel programın ilk adımıdır. Günlük
yapacağınız işleri, sabah kalkış saatinizden başlamak üzere kahvaltı,
okula geliş-gidiş, akşam programı ve yatış olmak üzere bir gündeki
aktivitelerinizin hemen hepsini not etmelisiniz.
Ayrıca günün hangi saatinde daha verimlisiniz. (Ki bu genelde sabah
saatleridir) Bunu mutlaka belirleyin. Çünkü en zor dersler ve anlaşılması,
çözülmesi zor problemler o saatlerde programlanırsa daha verimli ve başarılı
olunur.
Günlük programda ölü saatlerin değerlendirilmesine, dinlenmeye ve genel
anlamda kendinize de vakit ayırmış olmalısınız. Günlük programınızda
neyi, ne zaman, nasıl yapacağınız açıkça ve net bir şekilde görülmelidir.
Kendinizi gözlemlerken dikkat edeceğiniz nokta her zamanki gibi doğal olmanızdır.
Doğru ve objektif bir plan için bu şarttır.
Öncelikleri belirleyin
Her programda olduğu gibi günlük programda da yapacağınız işlerden öncelik
arzedenler olabilir. O vakit yaptığınız programı tekrar gözden geçirip öncelikle
o işin üzerine giderek bitirmeniz gerekmektedir. Örneğin o gün matematik
dersinde işlenen ikinci dereceden iki bilinmeyenli denklemler konusunu hemen
okuyup pekiştirmek istiyorsunuz. Bu takdirde tarih, coğrafa, edebiyat gibi diğer
derslere öncelik vermeniz anlamsız olur. Bu önceliği kendi konumuza göre
sizler belirleyeceksiniz. Sözkonusu sistem, sınav dönemlerinin öncesinde ve
çalışma isteğinize göre değişiklikler gösterebilir.
Herşeyin ötesinde şunu kesinlikle aklınızdan çıkartmayın. Ders başında
geçirdiğiniz süre değil, ders çalıştığınız zaman zarfında ondan elde
ettiğiniz verim önemlidir. Amacınız verimli ders çalışma olmalıdır. On
saat ders çalışıyor gözükmekle, bir saat hakkıyla ders çalışmak arasında
dağlar kadar verimlilik farkı vardır. Bunlardan birincisi insanı bıkkınlığa,
motivasyon eksikliğine ve sonuçta da dersten soğumaya ve başarısızlığa
iterken, diğeri dersi cezbedici görünüme sokar. Bunlardan sonraki çalışmalar
için teşvik unsuru olur.
Ders çalışma programınızı hazırlarken "5'e 1 yöntemi" olarak
adlandırılan sisteme uymanız, yapacağınız en akıllıca davranış olacaktır.
Bu sistem kabaca 50 dakika ders, 10 dakika mola şeklinde ifade edilebilir. 50
dakikalık çalışmanın ilk 40 dakikalık bölümünü ders çalışmaya (Bu
sistemle çalışmanın ilk günlerinde eğer 40 dakikalık sürede henüz yeni
konsantre olmuş ve çalışma ortamından ayrılmak istemiyorsanız büreyi
kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Ancak zamanla sisteme uyarsanız (sistem
size değil) daha iyi olur. On dakikalık kısmını da tekrara ayırmalısınız.
Tekrarın belli bir uygulama şekli vardır. On dakikanın ilk beş dakikasında
sessiz tekrar, ikinci beş dakikasındaysa kitabı kapatıp sesli tekrar yapılmalıdır.
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ders çalışma ve dinlemede derse
adaptasyondan 35-40 dakika sonra konsantrasyon bozulmaları ve dikkat uçuşmaları
başlamaktadır. Bu durum zaman içerisinde konsantrasyonu tamamen bozacak,
dersi anlamak zorlaşacak ve sonuç itibarıyla de verimsiz bir ders çalışılmış
(!) olacaktır.
5'e 1 kuralını kesinlikle yabana atmayın. Önemsememezlik gibi bir hatay düşmeyin.
Çünkü önemi ve geçerliliği olan bir kuraldır. Başarı bu kuralın iyice
uygulanmasında yatar. Tekrarlarınızı mutlaka yapın. Öğrenmede tekrar çok
önemlidir. Zamanında derslerine çok iyi çalışıp yeterli tekar yapamadıklarından
daima performanslarının altında not alan arkadaşlarım olmuştur. Bunların
durumuna düşmeniz istemem. Düzenli yapılan her tekrar insanın kendine olan
güvenini de artırır. Kendine güvenen ben bu işi yaparım diyen ve yeterince
de çalışmış bir kişinin başarılı olmasından daha doğal ne olabilir?