Başarıya Giden Yol-3
Unutkanlığınızı
tekrarla yenin
Yapılan araştırmalar öğrenmeyi müteakiben ilk gün içerisinde ayrıntılar
başta olmak üzere öğrenilenlerin yaklaşık dörtte üçünün unutulmakta
olduğunu göstermektedir. Sadece bu sonuç bile tekrarın ne kadar önemli olduğunu
anlatmaya yetmektedir
Aklınıza "Unutkanlığın önüne nasıl geçebiliriz?" diye bir
soru gelebilir. Sonraki bölümlerde ayrıntılı olarak anlatılacak ama çok kısa
bir ifadeyle verilebilecek yanıt, düzenli tekrarlar olacaktır.
Henüz ders çalışmanız bitmeden kırk dakikalık çalışmanın ardından
iki kez çok hızlı tekrarla (beş dakika sessiz, beş dakika sesli) başlanan
bu sistemde ikinci önemli tekrar yaklaşık bir gün sonra yine kısa süreli
tekrarla devam eder. Bu ikinci tekrar henüz unutmanın başlamamış olması
nedeniyle kısa sürede, yaklaşık beş dakikada tamamlanır. Unutmanın önüne
geçilmesindeki en önemli aşamalardan biri budur. Ne yazık ki ikinci tekrara
gerektiği önem çoğu kez verilmemektedir.
Dolayısıyla öğrendiklerimizden bazı dikkat çekici noktalar aklımızda
kalmakta, ayrıntıların yüzde 75'i unutulmaktadır. Oysa ikinci tekrar bunun
önne geçmekte, ana tema yanında konunun anlaşılmasına ve bellekte yer
etmesine yardımcı olacak ayrıntıları da uzun süreli hafızaya yüklemektedir.
Bundan sonraki aşama haftalık programda yer alması gereken haftalık tekrardır.
Sözü edilen sistemle çalışma yapılırsa sonraki tekrarlar pek o kadar
fazla zaman almayacaktır.
Bir hafta sonraki tekrarda unutma olmadığı için en fazla 5-10 dakika sürer.
Üstelik bir de özet çıkarmalı ders çalışma yapılmışsa bu tekrar daha
kolay olur. En sonki tekrar, dördüncü tekrar olup, ders çalışıldıktan
yaklaşık bir ay sonra yapılır.
Konunun adını yazın
Bu son tekrar da yine beş dakika sürmelidir. Aylık tekrar programınızda
daha önceden belirtilmiş olmalıdır. Tahmin edebiliyorum aklınız karıştı.
Ne zaman neyi tekrar edeceğinizi doğru bir şekilde nasıl yapacaksınız?
Aslında çok basit. Ders çalıştığınız günden bir hafta ve bir ay sonrasına
tekabül eden günlere ajandanıza bir not düşerseniz bu işi kısa yoldan
halletmiş olursunuz.
Sakın işlediğiniz ve tekrar etmeniz gereken konunun adını yazmayı unutmayın
Bir ay sonraki tekrarla kazandığınız ve pekiştirdiğiniz bilgiler artık
sizindir. İstediğiniz an çağırabilirsiniz.
Buraya kadar anlattıklarımızla 5'e 1 kuralının beşlik bölümünü bitirmiş
olduk. Birlik bölüm on dakikalık zaman dilimine tekabül etmekte olup, çalışmanın
mükafatı niteliğindeki olayı içermektedir. Ancak bu on dakikalık arayı değerlendirirken
dikkat etmemiz gereken bazı noktalar olacak.
Bunlardan en önemlisi ve ilki, televizyonu bir dinlenme ya da değerlendirme
aracı olarak görmemenizdir. Molada televizyon seyretmeye kalkarsanız genelde
mola süresini aşarsınız. Dolayısıyla programda aksama olur.
Ayrıca mola sonrası çalışılması icabeden derse motivasyonda zorluk çekilebilir.
Her ne kadar gözünüz derste olsa da aklınız az önce izlediğiniz filmde
kalabilir. Tam motive olmadan yapılan çalışma verimsiz olur. Verimsiz çalışma
ise faydasızdır. Mola süresi içinde yapılan hatalardan biri de o sürenin
tamamen boşa geçirilmesidir. Bu kişiyi tembelliğe iter.
Öyleyse ne yapılmalıdır?
Ortamdan uzaklaşın
Öncelikle ders çalışma ortamından bir an için uzaklaşmalısınız. Örneğin
bir başka odaya geçebilirsiniz. Stresten uzaklaşma metodlarına çalışabilirsiniz.
(Bu konuda Türkçe baskılı çeşitli kitaplar var, bunlardan
yararlanabilirsiniz.) Temiz havaya çıkabilirsiniz. (Balkon gibi)
Kültür fizik hareketleri yapabilirsiniz. Bir şiir ya da kısa bir deneme
okuyabilirsiniz. Karikatür çizebilir ya da yarım kalmış resminize devam
edebilirsiniz. Kısacası boş kalmamak koşuluyla kendinizi dinlendirmelisiniz.
Hiç mi hobiniz yok, kendinizde birşeyler keşfedebilirsiniz. Önemli olan
bilgilerle doldurduğunuz belleğinize yeni bilgiler için yer açmak olmalıdır.
Düzensiz olarak on kutuyu zor alan bir dolap, düzenli yerleştirildiği
takdirde elli kutuyu da alabilir. İşte 5'e 1'in amacı da bu!
Bazı aşırı çalışan (çalışkan değil) tipler vardır. Bu on dakikalık
süreyi yersiz bulurlar. Onlar için bu süre boşa geçirilen bir süredir. Bir
bilseler bu düşüncelerinin yanlış olduğunu o zaman çalıan değil, çalışkan
yazacağım. Verilen on dakikalık mola bir zaman kaybı olmadığı gibi
bilakis disiplinize çalışmanın önemli bir kademesidir.
On dakikalık arayı vermezseniz ikinci etap çalışma sürecini yarı yarıya
verimsiz geçirirsiniz. Muhtemelen ilk yirmi dakikadan sonra kendinizi derse
vermeniz zorlaşacaktır. Sonuç itibarıyla yine verimsiz çalışma ile karşı
karşıya kalacaksınız. Program hazırlamada dikkat edilecek bir başka önemli
nokta, hazırlanan bir günlük programın ne kadarının uygulanabildiğidir.
Program yapmak nisbeten kolaydır. Ama yapılan programı uygulamak irade ister,
sabır ister, belli bir mücadeleyi gerektirir.
Herşeyi not edin
Ama işte bunun sonunda zoru başarmanın rahatlığı ve huzuru yok mu? Mücadeleden
başarıyla çıkmanın engin hazzı yok mu? İnan bu mutluluğu ben birçok kez
tattım. Deneyin ve tadın. Bu huzurdan, bu mutluluktan mahrum kalmayın.
Uygulanabilirliği test etmek için başarıyla sonuçlandırdığınız her
basamağı işaretleyin. Sonuçta o gün program notlarınızın her tarafı
"+" larla kaplanmalıdır. İşte bunu gerçekleştirdiğinizde rahatsınız
demektir.
Şimdi arta kalan zamanınız varsa (ki her geçen gün bu tür zamanlar oluşacaktır)
Bunu tamamen kendinize ayırabilir ya da çalışma döneminde "hayır"
dediğiniz dostlarınızla geçirebilirsiniz. Uyku saatiniz gelmiş olabilir. Öyleyse
derin bir huzur içerisinde tatlı rüyalara doğru pupa yelken yol
alabilirsiniz.
Programın uygulanabilir olması için tabi ki herşeyden önce uygulanabilecek
yoğunlukta bir program hazırlanmalıdır. Hazırlanan fakat uygulanmayan
programlar stres kaynağıdırlar. Kendinize yeni bir düşman kazanmak
istemiyorsanız öncelikle bir hafta on gün kadar kendinizi gözleyerek her gün
ne yaptığınızı yazın. Sabah kaçta kalkıyorsunuz? Kaçta okula
gidiyorsunuz? Öğle tatilinde neler yapıyorsunuz? Geliş gidiş ne kadar sürüyor?
Eve kaçta dönebiliyorsunuz? Bu arada değerlendirebilecek olduğunuz zamanlar
var mı? Tatil günlerinde ne yapıyorsunuz? gibi hemen her şeyi yazın.
Hazırlanan programın başarıya ulaşması bir bakıma gerekitiği yerde
"hayır" diyebilmekten geçer. Sizce zamanlama uygun değilse ,
programınızı bozacaksa kim ne surette olursa olsun sizin çalışma isteğinize
müdahale edememelidir. Siz o noktada isteklerinize değil, iradenize kulak
vermelisiniz. Bir mücadele içinde olduğunuzu unutmadan gerektiği yerde özveride
bulunmayı bilmelisiniz. Gerçekten yapılan programı uygulamak çoğu zaman büyük
fedakarlıkları gerektirebilir. La Fontaine boş yere söylememiş: "Hiçbir
zafere çiçekli yollardan gidilmez."
* Günlük plan
Günlük programınızda neyi, nerede, ne zaman, nasıl, ne kadar çalışacağınızı
açıkça belirtmelisiniz. Ancak yine de elinizde olmayan nedenlerle bazı
aksaklıklar meydana gelebilir. Böyle bir durumda hiçbir zaman ümitsizliğe
kapılmamalısınız. Cumartesi-pazar ya da bu türden tatil günleri potansiyel
boş vakitlerdir. Örneğin her gün, yarım gününüz okulda geçiyorsa,
cumartesi-pazar size toplam bir gün kazandıracaktır. Hafta içi yarım kalan
programlar bu iki tatil gününde biraz erkenden kalkmakla tamamlanabilir. Böylece
günlük programdaki aksamayı hafta içerisinde telafi etmiş olursunuz. Bazen
çok kötü giden ve üstüste aksayan programlar tıpkı burada olduğu gibi,
aylık, üç aylık, beş aylık programlarda telafi edilmelidir. Aylık ve diğer
programları yaparken bunları da gözönünde bulundurmalısınız.
Hazırladığınız günlük programlarınızı ajandanıza aldığınız gibi
ufak bir not kağıdına da notlayabilirsiniz. Daima yanınızda bulundurduğunuz
bu nota bakarak programın gidişatını kontrol etmeniz mümkün olabilecektir.
* Haftalık plan
Haftalık ve aylık planlar kişinin ileriyi görmesine olanak tanır. Geleceğin
şimdiden organizasyonu o gün geldiğinde vakit kaybını en aza indirir. Ne
yapacağını bilen bir insanın kendi iradesi dışında gelişen olaylar hariç
böyle programlarla düzenli ve başarılı bir hayata ulaşması niçin mümkün
olmasın? Zamandan tasarruf da böyle...
Franklin'in söylediği "Bugün iki yarına bedeldir" sözü gerçek
değerine ancak düzenli programlarla ulaşabilir. Planlı olmanın ruhu da
budur. Geleceğe yönelik gerçekçi tahminlerde bulunup yapılacak işlerin
belli bir düzen dahilinde gerçekleşmesine yardımcı olmak...
Haftalık program günlük plan yapmaya engel değildir. Hatta bunu gerekli kılar.
Çünkü haftalık program günlük plana göre daha geneldir. Haftalık
programda gelecek hafta matematik, fizik, biyoloji çalışacağım ayrıca
tarihten dönem ödevi için araştırma yapacağım diyebilirsiniz. (Bu tür ödevler
günlük programı aşan çalışmaları gerektirebilirler.)
Ancak programın günlük ayrıntısını, hangi konuya, nasıl ve hangi saatte
çalışacağınızı ancak günlük planda gösterebilirsiniz. İlaveten bir
hafta sonrasını ancak tahmin edebilirsiniz. Geleceğin kesin olarak tayini sözkonusu
edilemeyeceğine göre haftalık programların çok daha tahminlere dayalı
olması doğaldır. Bu bakımdan günlük plan her halükarda gereklidir ve tüm
ayrıntıları içermelidir.
Günlük programın anlatımında ifade edildiği üzere haftalık programda geçen
hafta içinde çeşitli nedenlerle tamamlanamamış çalışmalarınız için
yer almalısınız.
* Aylık plan
Aslında haftalık programın bir şekli olarak görülebilir. Ancak ondan daha
geneldir. Bir programdan çok yapılacakların genel anlamda kaba hatlarıyla
tasarımını sağlar.
Ayrıca geriye dönüşüm yaparak programların ne kadarı gerçekleştirilebilmiş,
aksama var mı, nerede? gibi kendinizi kontrol etmeye yarayan sorulara yanıtlar
bulabilirsiniz.
Tekrarlar bölümünde anlatılan çalışılan konuların aylık tekrarı bu
planda yer almalıdır