Servet
İki fakülte arkadayı yıllar sonra sokakta karşılaşır, biri diğerini eve
yemeğe davet eder...
- Oğlum bu ne ev böyle be, su salonun büyüklüğüne bak! Nereden buldun bu
kadar parayı birader? Duvarlarda nadide tablolar...
- Gel göstereyim, gel şu pencerenin önüne... Şuradaki otoyolu görüyor
musun?
- Evet.
- 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farkı cebe indirdik.
İki yil sonra iki arkadas yine karşılaşır...
- Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim...
- Yuh! Şuraya bak... Vay anam vay! Oğlum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle.
Bizimki bunun yanında müstemilat olmaz valla, saray asil burasi.
- Gel nasıl yaptığımı sana göstereyim, geç şu pencerenin önüne, bak şurada
otoyolu görüyor musun?
- Hayır! - İşte !!!
Sirk
Ruslar, Kırşehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmiş.
Sirk gösterilerinin başlamasına kısa bir zaman kala maymun ölmüş.
Yenisini getirmeleri mümkün olmadığından, çare aramaya başlamışlar.
Sonunda bir Kırşehirli'ye maymun kıyafeti giydirmeye karar vermişler ve hiç
konuşmaması için sıkı sıkı uyarmışlar.
Kırşehirli, kafesine geçip, hoplayıp zıplamaya, çocukların attıkları fıstıkları
yemeye başlamış. Kendisini o kadar kaptırmış ki, zıplarken, birden
yandake aslan kafesine düşmüş. Can havliyle 'imdaaat' diye bağırmaya başlamış.
Aslan, Kırşehirli maymunun kulagına eğilip 'Çaktırma lan, sus. Ben de Kırşehirli'yim'
demiş.