İyilik
Okulda öğretmen çocuklardan hafta sonu bir iyilik yapıp gelmelerini ister..Sınıftada
3 afacan çocuk vardır.. Hafta başı gelince öğretmen sırayla herkese ne tür
iyilikler yaptıklarını sormaya başlar.. Sıra bizim afacanlara gelmiştir..
Ali'ye sorar: Ali söyle bakalım sen nasıl bir iyilik yaptın..?
Ali övünerek: Hocam yaşlı bir bayanın karsiya geçmesine yardım ettim der.
Öğretmen: Aferin der..
Sıra Veli'ye gelir: Onada aynı soruyu sorar..
Veli'de: Hocam bende Ali'ye yardım ettim..Yaşlı bayanı karşıya geçirdik..
Öğretmen : Peki hala der..
Sıra Osman'a gelir.. Aynı soruyu onada sorar..
Osman'da: Hocam bende Ali ile Veli'ye yardım ettim, Yaşlı bayanı karşıya
geçirdik..
Hoca biraz düşünür ve sorar:
-Neden üçünüzde aynı kişiye yardım ettiniz peki?
Çocuklar hep bir agizdan:
-Hocam, yaşlı kadın karşıya geçmek istemeyince üçümüz bile az geldik,
ne diyonuz siz?
İmamların maçı
Trabzonlu imamlar kendi aralarında maç yaparlarmış ama ne hikmetse hep
merkez imamlarının takımı maçı kaybedermiş. Bir gün merkezin hocalardan
biri demiş ki: -Böyle olmayacak. En iyisi biz Trabzonspor'lu Hami'ye rica
edelim gelsin takımda oynasın.Soran olursa merkez camii imamı Hami Hoca deriz
demiş. Hami'den rica etmişler. Hami de kabul etmiş. Maç oynanmış ama
merkezin imamları yine mağlup olmuşlar. Maç dönüşü merkez imamlarının
arkadaşlarından biri sormuş:
-Hoca bu hafta kazandık değil mi?
-Malesef 2-1 yenildik
-Yapma ya nasıl olur Hami oynamadı mı?
-Oynadı ve bizim golümüzü de o attı
-Peki onların gollerini kim attı?
-Roberto Carlos Hocayla, Ronaldo Hoca
Paraşütçü
Kırşehirli iki arkadaş askere gitmişler ikisi de paraşütçü olmuş. Belli
bir eğitim gördükten sonra paraşütle deneme yapıyorlarmış. İkisi de uçaktan
atlamışlar. Ellerinde yüksekliği gösteren bir alet varmış. Arkadaşlardan
birisi alete bakarak sayıyormuş.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,20 açmasak
da olur. Geldik'
Muavin
Bir kamyonun şoförü Nevşehirli, muavini de Kırşehirli'ymiş. Bir gün
kamyona 6 metre yüksekliğinde yük yükleyip yola çıkmışlar. Bir süre
sonra yüksekliği 5 metre olan bir köprünün altından geçeceklermiş. Kırşehirli
muavin sağa sola bakınmış, Nevşehirli şoföre 'Trafik polisi yok, geç ağbi'
demiş
Ayakkabı
Bir Kırşehirli ayakkabı almak için mağazaya gitmiş. Denediği ve beğendiği
ayakkabılardan birisinin ayağını sıktığını söylemiş. Mağaza sahibi
de 'Bir hafta sonra açılır' demiş. Kırşehirli, 'İyi o zaman, ben bir
hafta sonra gelip alayım' demiş.
Kaplumbağalar
iskoçyada nesli tükenmekte olan dünyanın en uzun ömürlü hayvanlarından
üç kaplumbağa nın canları sıkılmış ve ne yapacaklarını bilmiyorlarmış.
İçlerinden biri uzaklardaki bir dağı gösterip.
-Hadi biralarımızı da alıp şu dağın zirvesinde piknik yapalım demiş.
-Güzel fikir diye almışlar yanlarına soğuk biralarını ve yiyeceklerini
yola koyulmuşlar.dağın zirvezine ulaşmak tam yirmi yılda olmuş.soluklandıktan
sonra içlerinden biri,
-hadiyemeğimizi yiyip biralarımızı içelim. demiş sofra hazırlanmış ama
o da ne?Biraları açmak için açacak getirmeyi unutmuşlar.kimin gideceğine
kararverirken içlerinden yaşı küçük olan -Ben giderim ama bir şartla
kimse ben gelinceye kadar yemeklere dokunmayacak.demiş ve kabul edildikten
sonra yola koyulmuş.aradan 20 yıl 30 yıl 40 yıl derken 50 yıl geçmiş hala
gelen yok. içlerinden en yaşlı olanı
-Ben artık yaşlandım izin verde bir parça ekmek yiyeyim demiş arkadaşıda
tamam demiş ve yaşlı kaplumbağa tam ağzına lokmasını götürüp ısırdığı
esnada karşı taraftaki çalıların arasında bir hışırtı duyulmuş ve
birden en küçük kaplunbağa fırlamış ve
-Yalancılar. e vallahi gitmeyeceğim. demiş
Yine kardayız
Ücüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir
konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken
köprü büyük bir gürültüyle yıkılmıs. Japon; 'gitti bütün emeklerim,
mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını
çekip intihar etmiş.
Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere
dönmüş: '
'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'
Amerikan hastanesi
Bir USA Askeri Birliğinde açının yemekleri yüzünden millet hemoroid olmuş.
Tam 107 kişi yatak yorgan yatıyormus. Bir gün Revire gezmeye gelen komutan
her askerin önüne duruyor ve soruyormuş:
- Merhaba asker , hastalığın nedir ?
- Merhaba komutanım , hemeroidim var
- Tedavi olarak ne yapıyorlar ?
- İlaçlı pamuk efendim.
- Bir arzun var mı asker ?
- Bir an evvel iyileşip tekrar vazifeme dönmek istiyororum komutanım...
Komutan herkesin önünde durup aynı soruları sormuş ve hep aynı cevapları
alınca memnun olmuş. Sıra en son sıradakı adama gelmiş. Ona da aynı
soruları sormaya başlamıs:
- Merhaba asker , hastalığın nedir ?
- Bademciklerimden rahatsızım efendim.
- Öyle mi ? Peki ne ilaç kullanıyorlar ?
- İlacli pamuk efendim.
- Güzel. Peki bir isteğin var mı evladım?
- Var, efendim. Mümkünse sıra bana gelince pamuğu değiştirseler diyecektim
de....
Savaş Gemisi
Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş. Derken kaptan köşkündeki
komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık farketmiş.
Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş: -"Derhal
rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz" Karşıdan anında cevap gelmiş:
-"Sen rotanı 30 derece batıya çevir!" Komutan şaşırmış, biraz
da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:
-"Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!" Karşıdan
cevap:
-"Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!"
Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış.
-"Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece
batıya çevir!"
-"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30
derece doğuya çevir."
Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır
hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş: -"Burası
bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız."
-"Burası da bir deniz feneri.. Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya
çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın"
Dilenci
Adamın biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para
verir ve al bununla bir sigara alırsın der. Dilenci "beyim ben hiç
sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.
Dilenci "ben ağzıma içki koymam" der. Sen de o zaman bir altılı
oynarsın. Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o
zaman al bu parayı ve bizim eve gel der. Dilenci neden olduğunu sorar. Adam
"Karım seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir
adamın hali ne oluyor."
Tampon
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste geçirecekleri günler için
bir eşya getirilmesine izin verilmiştir. Otobüste, biri diğerine döner ve
sorar, "ee, sen ne getirdin ?", diğer mahkum bir kutu boya çıkarır
ve bunlarla herşeyi boyayabileceğini söyler ve diyer mahkuma sorar, "sen
ne getirdin ?". Oda, yanındaki kutuyu açar ve içinden iskambil kağıtlarını
çıkarır. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir
kart oyunu oynayabilirim" der. Üçüncü mahkum köşede sessizce sırıtarak
oturmaktadır. Diğer iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden
eminsin o kadar, sen ne getirdin ?" Üçüncü mahkum bir kutu çıkarır
ve gülerek "bu tamponları getirdim," der. Diğer iki mahkumunda
kafası karışmıştır, merakla sorarlar, "Bunlarla ne yapabilirsin
ki?" Üçüncü yine sırıtır ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdığına
göre, bunlarla at sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmişim"
Kamuflaj
Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes cuvallara giriyor,, komutan gelip
tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor...
Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı....
İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene beğeniyor.. Böyle on onbeş
çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar... Enson çuvala vuruyor ses
yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok...
Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sızmaya başlıyor..
Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: "Patateeeeeees, Patateeeeeees!!!"
Senfoni
Bir Türk Amerikaya ziyarete gezmeye gitmiş.Sokakta dolaşırken tuvaleti
gelir. Koştura koştura umumi bir tuvalet bulur.Kendini bir an önce içeri
atmak ister fakat kapıdaki adam 25 cent ister.Bizimki sıkışa sıkışa 25
cent i verir içeri dalar.Zart zurt sesli yaparken yandan "yavaş be
adam" diye ses gelir meyerse yandakide bir Türkmüş.İşini bitirip dışarı
çıktıktan sonra yandakiyle karşılaşır ve lafı yapıştırır. "Be
adam 25 cent e mozartımı yoksa şopennimi dinleyeceğini sanıyordun"
der.
Beş Lira
Küçük çocuk yolun ortasında hüngür hüngür ağlıyordu... Yaşlı bir
hanım acıyarak sordu;
-Ne için ağlıyorsun evladım?
-Beş liramı yitirdim...
-Peki al sana beş lira.
Yaşlı hanım bir iki adım yürüdü. Küçük çocuk yine ağlamaya başladı.
Hanım döndü:
-Peki şimdi neden ağlıyorsun?
-Nasıl ağlamam? O beş liramı yitirmeseydim şimdi on liram olacaktı...